Keban Barajı yapıldığında toprakları sular altına kalan Elazığlı Şafak aşiretinin mensupları, 1968 yılında Erzincan'ın İliç İlçesi'ne bağlı Çöpler Köyü'nü yeni yurtları olarak seçmişti. Toprakları baraj suyu altında kalan köylüler, yeni tarlalar satın alarak çiftçiliğe devam ettiler. Ancak onların kaderi bir kez daha değişiyor çünkü yaşadıkları köyde altın bulundu. Altını bulan ABD-Kanada ortaklı Anatolia Minerals adlı şirket, Çöpler köylülerinin hayatını bir kez daha değiştiriyor. Anatolia Minerals, 2000 yılında İliç'te altın madeni buldu. Bölgede 600 sondaj kuyusu açan Anatolia Minerals, Türkiye'deki faaliyetleri Çukurdere Madencilik aracılığıyla sürdürüyor. Türkiye'de Bergama gerçeğinin farkında olan şirket, olası tepkileri yumuşatmak için yoğun bir çalışma yapıyor. Bu çalışmalardan ilki, Erzincan ve İliç'in yöneticileri için düzenlenen bir haftalık Amerika Birleşik Devletleri gezisi. Anatolia Minerals, milletvekilleri, belediye başkanları, muhtarları üç ayrı ekip halinde birer haftalık ABD gezisine götürdü. Şu anda üçüncü ve son ekip ABD'de bulunuyor.
Kaynak ve haberin devamiÖzeleştirme İdaresi, satışa çıkarılacak Halkbank'ın taliplileriyle görüşedursun, bankayı alan yerli veya yabancı grup, sektörde inanılmaz bir sıçrama yapacak. Büyük yerli aktörlerden İş Bankası, Koç-UniCredito ortaklığı (YKB), Akbank veya Garanti Bankası'nın alması halinde ipi göğüsleyen yatırımcı tartışmasız biçimde zirveye yerleşecek.
Sektörün mevcut yabancı oyuncuları ise Halkbank'ı almaları halinde sıralamada en az beş basamak birden yükselecek. Türkiye'ye ilk kez Halkbank'ı alarak girmeyi düşünen bir yabancı ipi göğüslerse otomatikman sektörün yedinci büyüğü olacak. Halkbank'ın özelliklerinin korunmasını önerenlerin yanı sıra, "Bunu beklemek hayal olur" diyenler de var.
Kaynak ve haberin devamiBaşarı mı yeni olta mı?
Singapur?da gerçekleştirilen IMF-Dünya Bankası yıllık toplantılarında Türkiye?nin IMF?de oy hakkı artırılmasına karar verildi. Türkiye?nin IMF?deki kotasının artırılması tartışmaları da beraberinde getirdi. IMF-Dünya Bankası yıllık toplantılarına katılan Devlet Bakanı Ali Babacan, yaptığı açıklamada Türkiye?nin IMF?deki kotasının artmasının ekonomik başarıların bir ödülü olduğunu savundu. Babacan, dalgalanma sırasında atılan adımlarla MB?nin kredibilitesinin teyit edildiğini iddia etti.
Ali Babacan?ın ödül diye tanımladığı gelişmeyi, Türkiye?nin başarısından çok, IMF?nin kendisini yeniden yapılandırma ihtiyacının bir sonucu olarak değerlendiren ekonomistlerin sayısı bir hayli fazla. Bu tezin savunucularının dayanakları şöyle: ?IMF tarafından verilen krediler bir yılda yarı yarıya azalarak 30 milyar dolara geriledi. Bu neredeyse büyük bir Avrupa bankasının verdiği kredilerin onda biri. Bu nedenle Fon yeni bir varoluş nedeni arayışı içerisinde.?
Kendi geleceğini etkileyecek gelişmeler doğrultusunda, IMF 2006 sonbaharında önemli bir reform gerçekleştirmeyi hedefliyor. IMF Başkanı Rodrigo Rato?ya göre bu yeni görevin daha çok ?uluslararası dengesizlikler üzerinde bir kontrol mekanizması oluşturmak? üzerine odaklaşması gerekiyor. Çin, Güney Kore, Meksika, Türkiye?nin IMF içindeki ağırlığını artırmak da bu reformun bir parçası.
Kaynak ve haberin devamiGeri zekalı vurgunu
Sınıflarını takdirle geçen 700 öğrenci, 400 YTL'lik maaş için sahte raporla 'zihinsel özürlü' yapıldı
VURGUNUN sadece Denizli ayağı ortaya çıkarıldı. Olay şöyle gelişti: Denizli Devlet Hastanesi'nden H.A, Denizli Gazi Hastanesi'nden de H.İ. adlı doktorlar, akıl sağlığı yerinde olan 700 kişiye, mental özürlü (zihin hastası) raporu verdikleri gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı'na ihbar edildi.
48 TRİLYONLUK PASTA
BAKANLIK, iddiayı ciddiye alıp müfettiş görevlendirdi. Kentte yapılan incelemede, mental özürlü raporu verilen öğrenciler arasında sınıfını takdirname ve teşekkürle geçenler olduğu belirlendi. Bunun üzerine, yıllık tutarı 48 trilyon lirayı bulan zihinsel özürlü yardımı mercek altına alındı.
DOKTORLAR AÇIKTA
MÜFETTİŞLER, bu raporların, Milli Eğitim Bakanlığı'nca mental özürlülere bağlanan 400 YTL'lik maaş için alındığını da ortaya çıkardı. Denizli'deki 2 doktor açığa alınırken, benzer raporların başka illerde de verilme ihtimalinin çok yüksek olduğu bildirildi.
Talat ATİLLA
Kaynak ve haberin devamiBu vatan 301'le parçalanır
AB tuzağına dikkat! 301. Madde TCK'dan kaldırılırsa 'bölücü talepler'in önü açılacak
İLERLEME Raporu'nun yayımlanmasına bir ay kala AB taleplerinin ardı arkası kesilmiyor. AB'den gelen, TCK'nın 301'inci maddesinin değiştirilmesi konusundaki baskılar her geçen gün artarken, yapılacak bir düzenlemenin bölücü taleplerin önünü açmasından endişe ediliyor. Sözde soykırımının kabulünden azınlık haklarına, bölücü terörden Ruhban Okulu'na kadar pek çok konunun, AB tarafından bu vesileyle rahatça gündeme taşınacağı öne sürülüyor. Hükümet ise bu taleplere '301'in değiştirilmesi gündemimizde yok' diyerek cevap verdi. Muhalefet de, 301 tuzağı konusunda hükümeti uyardı. Muhalefete göre, AB'nin 301 dayatması, bölücü zihniyete hizmet eder.
Kaynak ve haberin devamiKrizde Rixos sürprizi
KKTC'de koalisyon hükümetinin yıkılmasında, Rixos Otelleri'nin sahibi Fettah Tamince'nin aralarında bulunduğu bazı işadamlarının yaşadığı sorunların da rol oynadığı öne sürüldü
Utku Çakırözer - Ankara
KKTC'de Ferdi Sabit Soyer başkanlığındaki Cumhuriyetçi Türk Partisi ile Serdar Denktaş'ın lideri olduğu Demokrat Parti'nin oluşturduğu koalisyon hükümetinin yıkılmasının Türkiye'ye uzanan sarsıntıları sürüyor. Krizde, AKP iktidarı döneminde yükselen Rixos Otelleri'nin sahibi Fettah Tamince'nin de aralarında bulunduğu bazı Türk işadamlarının yaşadığı sorunların da rol oynadığı önü sürüldü.
Kaynak ve haberin devamiÖnce dolandırdı sonra öldürdü
"Kelepir villa var" diyerek 50 bin YTL kaparo alıp yokolan emlakçı, peşine düşen 3 kardeşi taradı, birini öldürdü "Kelepir villa var" diyerek 50 bin YTL kaparo alıp yokolan emlakçı, peşine düşen 3 kardeşi taradı, birini öldürdü.
Galericilik yapan Yusuf Ateş, gazeteye Bahçeşehir'de satılık villa ilanı veren emlakçıya gitti. Kendini Umut Kahyalar olarak tanıtan emlakçı bir milyon YTL'lik villayı 600 bine indirdi.
Kaynak ve haberin devamiIRAK?A UYARI
21 Eylül 2006 Perşembe
ANKARA - Türkiye?nin baskıları sonucu, ?Irak?taki PKK?ya bağlı bütün bürolar ve partilerin kapatılacağını? açıklayan Irak Cumhuriyeti Başbakanı Nuri El Maliki?ye Ankara?dan, ?Daha fazlasını yapmalısınız? mesajı gitti. El Maliki?ye bir mektup gönderen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, alınan karardan memnuniyet duyduklarını, ancak terör örgütüne karşı yapılacak çalışmanın bununla sınırlı kalmamasını istedi. Başbakanlık Basın Merkezi?nden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Erdoğan, 11 Eylül 2006 tarihinde Irak Başbakanı Maliki?ye bir mektup gönderdi. Açıklamada, şöyle denildi: ?Başbakan Erdoğan, mektupta, daha önce yaptıkları telefon görüşmesine de atıfta bulunarak, muhatabından terör örgütünün Irak?taki varlığına ilişkin bazı somut tedbirler alınmasını talep etmiştir. Sayın Başbakan, bu somut tedbirlerin en kısa sürede ve kararlılıkla uygulanması yönündeki beklentisini güçlü bir şekilde muhatabına ifade etmiştir.
Kaynak ve haberin devamiPAPA ÖZÜR DİLEMELİ
Yazarımız Hakan Yalman?ın konuyla ilgili görüşünü sorduğu Vatikan Dinlerarası Diyalog Cizvit Sekreteryası eski Genel Sekreteri Thomas Michel, yazısında ?Bu vak?a karşısında benim ilk reaksiyonum Müslümanlardan özür dilemek, dinlerine ve Peygamberlerine yapılan bu saldırı nedeniyle af talep etmek oldu. İncitici sözleri sebebiyle, her ne kadar bunu kasten söylemediğine inansam da, Papa?nın özür dilemesi münasip olacaktır? dedi.
Kaynak ve haberin devami